Özgür Özel: “15 Temmuz’da birlikte direndiklerimiz, butlan sürecinden nasıl medet umuyorlar?”

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, “15 Temmuz’da darbe olurken birlikte direndiklerimiz, Türkiye’deki siyasi partiler düzenini de ortadan kaldıran butlan sürecine nasıl susuyorlar, nasıl yol veriyorlar, nasıl yol veriyorlar, nasıl bundan medet umuyorlar? 15 Temmuz darbesinde ‘Seni alnından öpeceğim’ deyip de bugün butlanı seyreden AK Parti’nin içindeki herkese teessüf ederim” dedi.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Özgür Özel: “15 Temmuz’da birlikte direndiklerimiz, butlan sürecinden nasıl medet umuyorlar?”

(TBMM) – CHP Grup Başkanı Özgür Özel, “15 Temmuz’da darbe olurken birlikte direndiklerimiz, Türkiye’deki siyasi partiler düzenini de ortadan kaldıran butlan sürecine nasıl susuyorlar, nasıl yol veriyorlar, nasıl yol veriyorlar, nasıl bundan medet umuyorlar? 15 Temmuz darbesinde ‘Seni alnından öpeceğim’ deyip de bugün butlanı seyreden AK Parti’nin içindeki herkese teessüf ederim” dedi.

Özel, TBMM’de basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özel, “15 Temmuz Darbe Girişimi’nin 10’uncu yıl dönümünde, darbenin siyasi ayağına ilişkin bir netlik oluşmadı. Nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna karşılık şunları söyledi:

“10 yıl önce bu Meclis’e, bu Meclis’in iradesine ve bu milletin iradesine darbe ypaılmak istendi. Hepiniz şahitsiniz, o gün bu Meclis kapalıydı. Bu Meclis’in açılmasını öneren, bu Meclis’in toplanmasını öneren, açıldıktan sonra da Ankara’da olan ve Meclis’e ulaşabilen milletvekilleriyle sabaha kadar darbeye karşı direnen, kapalı olan Meclis’i açtığımız için de hedef haline gelen, bombardıman altında kalan milletvekillerinden birisiyim. O gün Meclis’in açılma fikrinin sahibi olan milletvekiliyim. AK Partili mevkidaşlarımızı, yöneticileri arayıp ‘Bu demokrasiye karşı yapılan bir darbedir, biz seçilmişlerin arkasındayız. Mesclis açılsın, Meclis’i teslim etmeyelim’ diyen kişiyim ben. 10 yıl geçti üstünden. Bugün olsa aynı tutumda olurum. O gün çok çeşitli tartışmalar yürüyordu. ‘Tiyatro değil, bal gibi derbe; kanlı bir darbe’ diyen kişiyim. O günden bugüne de fikrim hiç değişmedi. Hiçbir tutarsızlığım yok. Tarihin doğru tarafında durmuş olmanın kıvancı içindeyim. Şehitleri rahmetle, gazileri hürmetle bir kez daha anarım.

“FETÖ’NÜN SİYASİ AYAĞI ELE ALINMADI”

O gün Meclis’te şöyle bir hava vardı; evet, artık anlaşıldı. Sadakata değil, liyakata bakmak lazımmış. Cumhuriyet’in değeri anlaşıldı. Kuvvetler ayrılığının değeri anlaşıldı. Birilerini bir yerlere, sırf alnı secdeye varıyor diye getirmenin yanlışlığı anlaşıldı. ‘Kim olursa olsun ama liyakatlı olsun’ dendi. Bir yanda AK Parti il başkanlıklarına Atatürk resimleri asıldı ilk kez. Hızla büyük posterler arandı, bulundu, bizlerden istendi. İllerimizde AK Parti il başkanlıkları büyük Atatürk posterlerini CHP’lilerden istediler. Laiklik vurguları yapıldı. ‘Bundan sonra bu yanlışlar yapılmayacak, demorkasinin değeri anlaşıldı’ dendi. Ama 10 yılın sonunda elde ne var? FETÖ’nün ordudaki, yargıdaki, emniyetteki, Diyanet’teki yapılanmaları ele alındı ama FETÖ’nün siyasi ayağına gelince iş durdu. Hatta geçmişte FETÖ’nün siyasi ayağı konuları üzerine açılmış bazı soruşturmaların ya da yazılmış bazı yazıların yeni yeni ortaya çıktığı ve o yazıyı yazan isimlerin de şu andaki yeni pozisyonlarının çok manidar olduğu ortaya çıktı.

CHP’NİN YAZDIĞI KARŞI OYU HATIRLATTI

Bugün gelinen noktada örneğin bu Meclis araştırma komisyonları kuruyor. Araştırma komisyonları kurulur, çalışır, görüşler yazılır, karşı oylar yazılır, bu basılır ve tarihe kalır. Bunun istisnası 15 Temmuz darbe girişimini araştırma komisyonudur. Komisyon raporunu yazdı. CHP de bir karşı oy yazdı. Yazdığı karşı oyda sorular vardı. Hulusi Akar’ın yanıtlaması gerekip yanıtlamadığı, gelip Meclis’te konuşmadığı sorular vardı. Dönemin MİT Başkanı Hakan Fidan’ın Meclis komisyonuna gelmemesinin eleştirisi vardı. Yanıtlanması gereken sorular vardı ya da darbe girişiminin önceden haber alındığı, gereğinin yeterince yapılmadığına dair, o günkü gelen erken istihbaratın kıymetlendirilmediğine dair, adeta darbenin yapılmasının beklendiğine dair, sonra da sonuçlarından istifade edilmeye çalışıldığına dair şüphelerin yazıldığı, ‘Bunlara cevap verilmezse darbeyle yüzleşilmez çünkü bu istihbaratı değerlendirmeyenler ülkeyi yönetmeye devam mı edecekler?’ soruları vardı. Bu bir parti olarak değil, kişiler üzerinden soruluyordu. Çünkü o istihbarattan haberi olup gereğini yapmayanların birisi Genelkurmay Başkanlığı’nda, biri MİT’in başındaydı. Duracaklar mıydı? Şimdi birisi Milli Savunma Komisyonu Başkanı, bir tanesi Dışişleri Bakanı mesela. Bu rapor hiç basılamadı. Bu da çok önemli şüpheli bir durumdur.

“GÖZÜMÜZÜ KIRPMADAN DARBENİN KARŞISINDA DURDUK”

Bir teesüf, bir üzüntümü ifade etmem lazım; darbe dediğin iktidara yapılır. İktidar darbe geldiğinde ya teslim olur ya direnir. Ondan beklenen direnmesidir. Ama darbe olduğunda herkes döner, muhalefete bakar. Ana muhalefetin gözünün içine bakar. O gece biz gözümüzü kırpmadan darbenin karşısında, seçilmişlerin arkasında durduk. O gün darbeye muhatap olan iktidar, sokakta da Meclis’te de bizleri demokrasiden yana, kendilerinden yana bir yerde gördü ve darbe birlikte savuşturuldu. O gün saldırılan şey sandığın kendisiydi. Seçilmişlere saldırıyordu birileri. O gün darbe başarılı olsaydı Fethullah Gülen, Humeyni gibi pata pata Ankara’ya inecek, devletin başına bir seçilmiş değil; seçilmemiş, kendisini oraya atamış, ardına da yöneteceği kademeleri atayacak birisi gelecekti. Biz bununla mücadele ettik.

HÜSEYİN CAN GÜNER’İN TUTUKLANNMASINA TEPKİ

Şimdi bu Meclis’in durduğu yer, AK Parti Genel Merkezi’nin durduğu yer, bütün siyasi partilerin durduğu yer, Anıtkabir’in durduğu yer Çankaya Belediyesi. Dün akşam Çankaya Belediyesi’nin seçilmiş, 30 yaşında seçilmiş, genç belediye başkanına bomboş; bırakın tutuklamayı, gözaltına, ifadeye bile çağrılmaması gereken, defalarca şikayet edildiğinde, denetlendiğinde Sayıştay’ın ‘İhale yenilenmiş, daha ucuza verilmiş, kamu yararı sağlanmış. Burada suç yoktur’ dediği bir dosyadan tutuklandı. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı’nın bir sözü var: ‘İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır’ diyor. Türkiye’yi kazanacak olan, İstanbul Belediye Başkanımız, cumhurbaşkanı adayımız tutuklandı. Ben 15 Temmuz’a ilk anda ‘darbe’ diyenim. Hepiniz şahit, hepiniz, bütün AK Partili arkadaşlar. 19 Mart’a da ilk günde ‘darbe’ dedim. 15 Temmuz’da darbenin muhatabı olanlar, 19 Mart sonrası darbe sürecinin nasıl faili oluyor, nasıl susuyorlar?

“BUGÜN BUTLANI SEYREDEN AK PARTİLELERE TEESÜF EDERİM”

15 Temmuz’da darbe olurken birlikte direndiklerimize; partimizin seçilmişlerine yapılan, ayrıca partimizin genel başkanına yapılan, partimizin kurumsal kimliğine yapılan darbede, artık Türkiye’deki siyasi partiler düzenini de ortadan kaldıran butlan sürecine nasıl susuyorlar, nasıl yol veriyorlar, nasıl bundan medet umuyorlar? Darbe gecesi darbeye ‘darbe’ deyip sizinle canını ortaya koyan kişiyi darbeyle uzaklaştıracaklar ve partinin başına bir atanmışı getirecekler. Benim ömrüm, ‘Darbe gecesi Özgür Özel’in tutumuna bakmam. Kemal Kılıçdaroğlu tankın yanından sıvıştı. Bakırköy Belediye Başkanı’nın evinde terlikle darbeyi izliyordu’ diyenlere karşı; ‘Özgür Özel’in tutumu partinin tutumudur’ diye mücadele ederek geçti. AK Partililer Kemal Bey’i tankın yanından sıvışmakla, Özgür’ü de darbe gecesi kahraman olup ama partinin esas bakılacak yerinin genel başkanın tutumu olduğunu hatırlatmakla devam ediyorlardı. Ben bu duruma karşı Kemal Bey’i savundum, partimi savundum. Şimdi AK Parti, yapılan bir seçimi yok sayıp, üst üste aldığımız dört mazbatayı yok sayıp, bizi görevden uzaklaştırıp Kemal Bey’i göreve getirmeyi ve oradan da Sayın Erdoğan’ın butlan kararından 20 gün önce söylediği gibi ‘İnşallah pek yakında milletimize yakışır bir ana muhalefet partisine sahip olacağız’ dediğini de hatırlatırım. Teessüf ederim, 15 Temmuz darbesinde gelip ‘Seni alnından öpeceğim’ deyip de bugün gelip butlanı seyreden AK Parti’nin içindeki herkese.”

KILIÇDAROĞLU’NUN “FETÖ’CÜLER ÖZEL’İ DESTEKLİYOR” AÇIKLAMASINA CEVAP

Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisini FETÖ’cülerin desteklediğine ilişkin açıklamalarının sorulması üzerine ise şöyle konuştu:

“Bu zor soru. Yıllarca bu soruyu bana AK Partililer, AK Partili Grup Başkanvkilleri, AK Partili siyasetçiler ya da zaman zaman yazan çizenler yazınca sizler sordunuz: ‘Yurt dışındaki FETÖ’cülerin Kemal Bey’i destekledikleri söyleniyor, ne diyorsunuz?’ dediniz. Biz de dedik ki ‘Onların hükümetle derdi var diye muhalefete; muhalefetin yaptığı, ortaya çıkardığı bir dosyaya destek veriyorlarsa bu FETÖ’cülük anlamına gelmez’ diye. Şimdi Kemal Bey, kendisine çokça yapılan bu haksızlığı bana yapmaktan medet mi umuyormuş? O zaman şöyle bir şey olur; bunun ilk dalgasının nasıl geri püskürdüğünü hatırlamak lazım. Bunun ilk dalgası, bayramlaşma için Türkiye’nin dört bir yanından gelen belli sayıda insana hitaben yapılan konuşmada da böyle bir vurgu yapılmıştı. Cevabı dönemin Genelkurmay Başkanından, Ergenekon, Balyoz, askeri casusluk gibi kumpas davalarının mağdurlarından, ölenlerin yakınlarından geldi. Ali Tatar’ın abisi Ahmet Tatar’ın KUMPAS-DER’inden geldi, İlker Başbuğ’dan geldi. ‘FETÖ’ye karşı yanımızda dimdik duran, o günlerde bir tek yanımızda olan Özgür Özel’e, kimse FETÖ’cü yakıştırması yapamaz’ demişlerdi. Bunu söyleyeyim.

“HERKESİN AYAĞINI DENK ALMASI LAZIM”

Kemal Bey sağ olsun, şeyi de çok veciz kullanıyor, ‘Hukuka uymayacak mıyız? Mahkemeleri dinlemeyecek miyiz? Mahkemeleri yok mu sayacağız?’ Ben Hulusi Akar’a demiştim ki ‘Sana silah arkadaşlarının hakkını helal etmeden öldüler. Sen FETÖ’nün önünü açan, o yolları temizleyip otobanı açan insansın.’ Bana dava açmıştı. Yedi yıl önce 500 bin lira, tarihin en büyük tazminat davası. Biz o davayı kazandık. Davayı kazanan avukat Hüseyin Can Güner. Davayı kazandığımız nokta 254 amiral, general ve albay; Hulusi Akar döneminde silah arkadaşlığı yapmış kişiler, lehime tanıklık yapmak için mahkemeye dilekçe verdiler. O yüzden kime FETÖ’nün tarafındasın, kime FETÖ’cüler seni destekliyor derken herkesin ayağını denk alması lazım. Hep o savunuları biz buralarda güçlü yaptığımız için Kemal Bey’in o kası ve hafızası zayıf kalmış. O yönüyle herhalde buna verilecek cevabın bu olduğunu unuttu ki öyle bir imada bulunmuş.”

Yorum Yap

Benzer Haberler
Dışişleri Bakanlığı: “Ukrayna Parlamentosu, Türkiye-Ukrayna Serbest Ticaret Anlaşması’nı onayladı”
Dışişleri Bakanlığı: “Ukrayna Parlamentosu, Türkiye-Ukrayna Serbest Ticaret Anlaşması’nı onayladı”
Fatih Erbakan’dan 15 Temmuz mesajı: 15 Temmuz önlenmesi imkansız bir süreç değildi
Fatih Erbakan’dan 15 Temmuz mesajı: 15 Temmuz önlenmesi imkansız bir süreç değildi
EMEP’li Karaca: “Çocukları korumak istiyorsanız önce çocukları suça sürükleyen düzeni değiştireceksiniz”
EMEP’li Karaca: “Çocukları korumak istiyorsanız önce çocukları suça sürükleyen düzeni değiştireceksiniz”
Deniz Baykal’ın eşi Olcay Baykal yaşamını yitirdi
Deniz Baykal’ın eşi Olcay Baykal yaşamını yitirdi
Kılıçdaroğlu’ndan 15 Temmuz mesajı: “Cumhuriyetimizi güçlendirerek geleceğe yürümek ortak sorumluluğumuz”
Kılıçdaroğlu’ndan 15 Temmuz mesajı: “Cumhuriyetimizi güçlendirerek geleceğe yürümek ortak sorumluluğumuz”
Özgür Özel: “Temmuz sonu, ağustos başında yeni parti için resmi adım atılır”
Özgür Özel: “Temmuz sonu, ağustos başında yeni parti için resmi adım atılır”
Samsun Kritik, Karadeniz'in Işığı, Haberin Kritik Noktası
Samsun Kritik

Samsun Kritik, Karadeniz’in önemli şehirlerinden Samsun’da yaşanan gelişmeleri yakından takip eden güncel ve güvenilir bir haber platformudur.

2026 Samsun Kritik © Tüm hakları saklıdır. Samsun Kritik